Sanat

Doğançay Müzesi

Yazar : - Tarih : 26/07/13 -  Yorum Yazılmamış

İstiklal Caddesi..

Nam-ı diğer Pera.. Her daim kalabalık, her daim hareketli..!

Dolayısıyla sanatın çokça var olduğu bir bölge burası..Yaşayan bir tarih aslında.

Eğlenmeyi sevenler Balo Sokağı iyi bilir ya da bilmeyen Nevizade deyince aklına hemen bir şey gelir..Ana caddede babamla yürürken birden Balo Sokak önünde Doğançay Müzesi tabelası ile karşılaşınca biraz anlık tereddütten sonra hızlıca daldık..

Yürüdük, yürüdük ve yürüdük..Nevizade arkamızda kalmış Tarlabaşı Bulvarı görünür olmuştu artık. O zamanlar bulvarı diye bir şey yoktu. Yolu açmak için tarihi binalar yıkılmıştı, tartışmalar halen sürse de tek bilenen gerçek var ki bulvarın trafik akışının sürekli akıyor olması, hiç bitmemecesine..

Ve sokağın en sonunda tertemiz hali ile hemen dikkatimizi çekiverdi..

Ünlü ressamın kendi satın aldığı, kurduğu vakıfla eserlerinin sergilenmesini sağladığı binadan içeri giriverdik..!!

Öncelikle ressam hakkında detaylı bilgi için bu adresi ziyaret edebilirsiniz => www.dogancaymuseum.org . Ben sizlere ise neler gördüğümü ve hissettiğimi yazıp aşağıdaki seçkilerimi göstermek istiyorum..

Doğançay doğal bir gerçeklikle çağdaş sanat üretmiş açıkçası, Amerika’ya gitmesi sanatında köklü bir değişikliğe neden olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Berlin Duvarının yıkılması kendisine çokça etkisi olduğu aşikar..

Eserler sizi çarpıyor fakat aşırı abartıya kaçmadan yapıyor bunu..Bolca renklerin kullanılması görsel dünyasının renkliliğini yansıtsa da eserlerden dışarıya doğru çıkmak çıkmak isteyen formlar bazen gerçekten çıkanlar ise hareketliliğin bir öznesi aslında..

Gezmeye doyamadık desem azdır, büyük ustanın eserlerini görmek ve her daim görebilme imkanına sahip olmak müthiş bir mutluluk veriyor insana..

Müze görevlisi ile sohbet ederken anlıyoruz ki, usta bu yeri satın alıp müze haline getiriyor ve giderlerinin karşılanması içinde vakıf kuruyor.

Burhan Doğançay sadece bir resim yapıp köşesine çekilmemiş, bu hayattan göçmeden önce o da farkındaki kendisinin yaşaması için eserlerinin yaşaması lazım ilk önce. Bunun içinde eserlerinin görünür olması gerekmekte, aksi takdirde büyük koleksiyonerlerin evlerinde kalması gerçek ulaşması gereken halk ile asla bütünleşemeyecek..

Asıl kavuşma gerçek proletarya ile olursa usta işte o zaman sonsuza dek hak ettiği bir şekilde yaşayacak..

***

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yazı ve Fotoğraflar: Yiğit ERTEM

Etiketler: , , , ,

Lütfen Yorum Bırakın