Yaşam

KOŞULSUZ MUTLULUK “KAÇKARLAR”

Yazar : - Tarih : 21/11/14 -  1 Yorum

Aylardan Ağustos, sabah 5.00 suları ve ben Kaçkar Dağları’ndayım…
Dilberdüzü… Gökyüzüne bir merdiven dayamışım tam 2900 m uzunluğunda, yıldızları teker teker cebime dolduruyorum. Üzerimde limon sarısı yağmurluğum, mavi ojeli parmaklarımla benden mutlusu yok… Halbuki yaptığım hiçbir şey yok. Sadece güneşin doğuşunu bekliyorum buz kesen havada. Bir taburede öylesine oturmuş güneş aydınlatsın gökyüzünü diye bekliyorum. Ve oluyor işte… Güneş yavaştan gülümsüyor bana, kapatıyorum gözlerimi. Hissediyorum tüm sıcaklığını kalbimde. İliklerime kadar ısınıyorum… Sevgilinin en içten sarılışı kadar masum bu sıcaklık, güneşin kollarında diken diken oluyor tüylerim. Hipnoz olmuş gibi bir tebessüm beliriyor yüzümde, en doygun hislerle selamlıyorum güneşi, kahvemi yudumluyorum. Yaptığım hiçbir şey yok, durduk yere huzur dolup taşıyor kalbim. Şükrediyorum her zaman yaptığım gibi. Var oluşumun ne işe yaradığını sorgulamadan, sadece o an orada var olduğum için tamamlanmış hissediyorum. Çok özlüyorum nedensiz mutlu olabilme hallerimi. Mutlu olmayı bir nedene bağladığı an mutlu olmaktan uzaklaşıp sadece çabalamaya yoğunlaşır ya insan, neden çabaladığını bilmeden bir hırs uğruna didinip durur ya ömür boyu… Unuttum bunları. Kolay değil hayatın rutin pervasızlığıyla baş edebilmek. Bazen bir hiç olduğunu bilmek ağır geliyor insana. Ama oradayken aklımın ucundan geçmedi hayatın ne kadar acımasız olduğu. Amaç yok, amaç aramak yok, amaç yaratma çabası yok. Güneş doğdu diye mutlu oluyor insan. Gökyüzü, rengarenk bir gök kuşağına boyandı diye bir çıldırmadığı kalıyor insanın. İlk kez yağmurda ıslanan çocuğun dünyayı keşfetme coşkusunu yaşıyor. Bir yerlerde sıkışmış kalan o çocuk arınıyor zincirlerinden, yavaşça doğanın bir parçasına dönüşüyor ve kocaman bir kadın olup evrene salıyor kendini. Makyaj yok, kılık kıyafet zorlaması yok, roller yok, kaçmak yok, korkmak yok. Olduğun ya da olmadığın hiçbir şeyin sorumluluğu yok üzerinde. Kendin gibisin, yaratıldığın en yalın halindesin. Dağlar seni olduğun gibi kabullenip bağrına basmaya hep hazır. Onlar, deliliğin en muazzam özgürlüğünü vadeder her zaman. Yarının var olmadığı gerçeğini yaşayan o çıldırmış yazarı hatırladınız mı? Onun yaşadığı özgürlük damarlarınıza hükmederken, mutsuz olmanın yanından bile geçmiyorsunuz. Tüm korkularımızın gelecekte saklı olduğu gerçeği aydınlanıyor zihnimizde. Anı yaşayabilmenin erdemiyle ulu bir varlık haline geliyoruz. Peki ya dağların çıldırtan değil, doyuran sessizliği? İşte en çok onu özledim. Çadırımdan çıkar çıkmaz ayaklarımın ıslanmasını özledim. Üşütse de hasta etmeyen havasından derin bir oh çekmeyi özledim. Parmak uçlarımda rüzgarı hissetmeyi özledim, dalından koparıp ahududu yemeyi, attığım her adımda dizlerimin ağrımasını, dudaklarımın kurumasını, mücevher misali yıldızların altında bir kayanın dibine sinmeyi özledim. Kaçkarlar, baştan aşağı ne çok özledim seni bir bilsen. Giderken tertemiz bırakmıştım seni hatırladın mı? Yine çöpleriyle zehirlediler mi zavallı insancıklar seni? Hepsine feci beddularım var, merak etme bir daha yaklaşamayacaklar sana. Ya ben? Ben bir daha kavuşacak mıyım dersin? Dağ dağa kavuşamaz, insan insana kavuşur derler. Peki insan dağa kavuşur mu? Sana kavuşmak için idealize ettiğim onca şeyi arkada bırakmam mı lazım yine? Ya aklım yarım kalıyor, ya hislerim. Ortasını bulmak için yaşıyorum.

Anlatılacak o kadar çok şey var ki, devam etsem zamanın ibresi şaşar. O yüzden susuyorum artık. Çünkü biliyorum ki en özel şeyler anlata anlata asidi kaçmış kola gibi oluyor.

Sonuç olarak söylemek istediğim şey şu: “yaşadığım mutluluk kesinlikle koşulsuzdu.”
Sizinki de olabilir, sadece gidin.

Ne yaparsanız yapın, Kaçkarları görmeden ölmeyin.

Yazı : Rukiye Ülkü KATITAŞ
Fotoğraf: Rukiye Ülkü KATITAŞ – Okan YENİGÜN

Trans Kaçkar Turu ile ilgili detaylı bilgi için;
Yazınız : r.ulkukatitas@gmail.com
İnceleyiniz: http://bit.ly/1t7DOjs

Kaçkar Zirveye Doğru – Bulut Denizi
kaçkara doğru2

Dilberdüzü Anakamp (2900 m) – Kaçkar Dağları Milli Parkı
dilberdüzü_anakamp

Ahududu Festivali
ahududu

Ayder Yaylası – Rize
ayder yaylası

Çinçiva Kahvehanesi – Çamlıhemşin
çinçiva kahvehanesi - çamlıhemşin

Deniz Gölü – Kaçkar Dağları Milli Parkı
deniz gölü

Deniz Gölü – Kaçkar Dağları Milli Parkı
deniz gölü2

Dilberdüzü (2900 m) – Kaçkar Dağları Milli Parkı
dilberdüzü

Dilberdüzü (2900 m) – Kaçkar Dağları Milli Parkı
dilberdüzü2

Gökkuşağı – Dilberdüzü (2900 m) – Kaçkar Dağları Milli Parkı
gökkuşağı_dilberdüzü

Hastaf Yaylası
hastaf yaylası

Çadır Manzarası
çadır manzarası

Kaçkar Zirveye Doğru – Bulut Denizi
kaçkar zirveye doğru

Körahmet Geçişi
körahmet geçidi

Naletmele Geçişi
naletleme geçidi

Olgunlar Köyü – Yusufeli – Artvin
olgunlar köyü

Yaylalar Köyü – Yusufeli – Artvin
yaylalar köyü_yusufeli

Yukarı Çeymakçur Yaylası – Rize
yukarı çeymakçur yaylası_2

Yukarı Çeymakçur Yaylası – Hanife Teyze
yukarı çeymakçur yaylası

Yukarı Kavrun Yaylası – Rize
yukarı kavrun

Yukarı Kavrun Yaylası – İnekler
yukarı kavrun yaylası2

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Yorum »

  • tanju karakuş dedi ki:

    Rukiye hanım öncelikle şunu belirteyim yazınızı baştan sona okudum yüreyinize saglık ben kaçkarlara hiç gitme fırsatım olmadı fakat kelimelerinizi okadar güzel dile getirmişinizki okurken bile sanki kaçkardaki havayı tenefüs edr gibi oldum sanki bire bir yaşadım o doganın o tabiyatın vahşi cazibesini resimleri çekip bizlere ulaştıran arkadaşta sanki nispet yaparcasına birde benim gözümle görün diyor kaçkarları ve deklanşöre basıyor elinize bileyinize yüreyinize saglık bizlere o otantik atmosferi yaşattıgınız için ALLAHa emanet olun

Lütfen Yorum Bırakın